Geçtiğimiz Nisan ayında Selimiye’de Swan Lake Boutique Hotel’de çok hoş bir workshopa katılmıştım. Aklımda kalanlar sadece Selimiye ve o müthiş tatlı otel değildi… Otelde tattığımız lezzetlerde en az workshop kadar iz bırakmıştı bende.

Workshopun sahibesi (Damy’s Kitchen), Oteli neredeyse biz katılımcılar için ayırtmıştı. Gittiğimiz mevsim gereği henüz sezonu açmamıştı Otel ve konaklayanlar sadece bizlerdik. Hâl böyle olunca sanki ailemizle birlikteymişiz gibi oldu 🙂

O hafta sonu mutfak ekibi ve mutfakla iç içeydik. 🙂 Otelin sahibi Muzaffer Bey’in misafirperveliğiyle birlikte unutulmaz bir deneyim yaşamış oldum. O deneyimin sonunda bana kalan çok güzel arkadaşlıklar, ne zaman gitsem kapısının bana açık olacağını umduğum Swan Lake Hotel ve bu enfes meze 🙂

Yemeklerimizi yapan aşçımız bu tarifi benimle paylaşırken “abla bu otlar bizim buralarda yetişir. Tarifi versemde yapamazsın ki!” dediğinde benim Giritlili bir ailenin gelini olduğumu bilemezdi tabiki 🙂 Eşimin ailesi yıllar önce Giritten göçetmiş. Girit yemekleri bir başkadır. Dağda, bayırda ne kadar yetişen ot varsa bilir, aynı zamanda efsanede pişirirler. O yüzden tatlı aşçımızın söylediği otları Antalya’nın köylü pazarında bulmam kaçınılmaz oldu.

Eğer sizinde bu otlarla yolunuz bir gün kesişirse, umarım bu mezenin tarifi başucunuzda olur. Zira çok beğeneceksiniz..

Malzemeler;

  • Yarım kilo Turp Otu
  • Yarım kilo Cibes Otu
  • Yarım kilo Hardal Otu
  • Bir diş sarımsak
  • Küçük Boy soğan
  • Bir tane kapya biber
  • Bir küçük boy havuç
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Otları haşlamak için temiz su
  • Tuz, karabiber, acı pul biber, toz kişniş.

Yapılışı;

-Önce akan suyun altında otları temizlenene kadar yıkıyoruz.

-Yıkadığımız otları derin bir tencereye alıp üzerlerini geçecek kadar temiz su ekleyip kısık ateşte haşlamaya bırakıyoruz. Rengi çok koyulaşırsa suyunu değiştirebilirsiniz.

-Ayrı bir tavada küçük küçük doğradığımız soğanları ve sarımsakları zeytinyağında kokuları çıkana kadar kavuruyoruz.

-Sonra ince ince doğradığımız kapya biberleri de kavrulan soğanların içine alıp kavurmaya devam ediyoruz.

-Son olarakta rendelediğimiz havuçları tavaya alıp işleme devam ediyoruz.

-Haşlanan otlarımızı küçük küçük doğrayıp tavada kavrulan sebzelerimizle birleştiriyoruz.

-Tüm baharatları da ekleyip bir kaç dakika daha kavurup ocaktan alıyoruz.

-Fırında önceden ısıttığımız toprak kaplarda servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun! ♡

Bu tarifimi sizinle paylaşmadan önce size anlatamam gereken bir ürün olacak; xylitol – ksilitol! Ben bu ürünle çok geç tanıştım. Bağırsak tedavisi gördüğümde doktorumun önerisiyle tanıştığım bu ürünün detaylarını sizinle paylaşmak istiyorum. Ürünü büyük market zincirlerinde bulabilirsiniz. Paketin üzerinde ilk dikkat çeken detay; “ilave şekersiz-vegan” ibaresi. Gelelim bu ürünün teknik detaylarına; Ksilitol, bir şeker alkolü olarak sınıflandırılır. Kimyasal olarak, şeker alkolleri şeker moleküllerinin ve alkol moleküllerinin özelliklerini birleştirir. Yapıları, tat alıcılarını dilinizdeki tatlılık için uyarmalarına izin verir.

Ksilitol, birçok meyve ve sebzede az miktarda bulunur ve bu nedenle doğal olarak kabul edilir. İnsanlar normal metabolizma yoluyla küçük miktarlarda bile üretiyorlar. Şekersiz sakızlar, şekerler, nane şekeri, diyabet dostu yiyecekler ve ağız bakım ürünlerinde yaygın olarak kullanılan bir bileşendir. Xylitol normal şekere benzer bir tatlılığa sahiptir ancak% 40 daha az kalori içerir: Sofra şekeri: gram başına 4 kalori Ksilitol: gram başına 2.4 kaloridir.

Ksilitol rafine bir tatlandırıcı olduğundan, herhangi bir vitamin, mineral veya protein içermez. Bu anlamda, sadece boş kalori sağlar. Ksilitol, huş ağacı gibi ağaçlardan veya ksilan adı verilen bir bitki lifinden işlenebilir. Her ne kadar şeker alkolleri teknik olarak karbonhidrat olsalar da çoğu kan şekeri seviyesini yükseltmezler ve böylece net karbonhidrat sayılmazlar, bunları düşük karbonhidratlı ürünlerde popüler tatlandırıcılar yaparlar.Bununla birlikte, ksilitol sıfır fruktoz içerir ve kan şekeri ve insülin üzerinde ihmal edilebilir etkileri vardır.Bu nedenle, şekerin zararlı etkilerinden hiçbiri ksilitol için geçerli değildir.

Diyabet, prediyabet, obezite veya diğer metabolik problemleri olan kişiler için, ksilitol şekere mükemmel bir alternatiftir. Şekerin aksine, ksilitol ince bağırsakta yavaş ve eksik bir şekilde emilir. Bu onu ve diğer şeker alkollerini diyabet hastaları için faydalı kılar. Bir kez absorbe edildiğinde, çok az insülin veya hiç insülin kullanılmadığında enerji için kullanılabilir, bu da kan şekeri üzerindeki etkinin minimum düzeyde olduğu anlamına gelir. Kalın bağırsakta bulunan bakteriler, ince bağırsaktan geçen emilmeyen herhangi bir ksilitol fermente eder. Bu nedenle, aşırı tüketim abdominal gaz ve rahatsızlık verebilir. Aslında ne kadar faydalı da olsa bir ürünü fazla tükettiğinde zararları olduğu gibi, bu ürünüde fazla tükettiğinizde “müsil” etkisi yaratacaktır. Ürün hakkında bilgiyi paylaştığıma göre tarifime geçebiliriz. Aşağıda ki detaylara uyduğunuz taktirde mükemmel bir sonuç alacağınıza eminim..

*Ksilitol yerine hindistancevizi şekeride kullanabilirsiniz.

**Hindistancevizi unu eşsiz bir emici olduğu için değiştirmemelisiniz. Ancak gerçekten farklı bir un kullanmak istiyorsanız (badem unu gibi) o zaman en az 1/2 su bardağı kullanun, ancak hindistancevizi ununu kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim.

***Fıstık tozu kullanmazsanız eğer 7 yemek kaşığı kakao kullanabilirsiniz ve suyu (fıstık tozu çok fazla sıvı emdiğinden)listeden çıkarın.

****Tarifin orjinalinde haşlanmış nohut yerine haşlanmış bezelye kullanılmıştı. Nohutta çok güzel sonuç verdi. Bezelye daha ıslak bir doku sağlayacaktır.

Malzemeler;

Kuru Malzemeler;

  • 50 gram kakao
  • 33 gram hindistancevizi unu
  • 100 gram ksilitol (yada hangi tatlandırıcıyı kullanıyorsanız)
  • 2 yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu
  • 1+1/2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı karbonat

Islak Malzemeler;

  • 500 gram haşlanmış nohut (yada haşlanmış bezelye)
  • 110 gram/80 ml akçaağaç şurubu
  • 60 ml hindistancevizi sütü
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2çay kaşığı vanilya özütü yada toz vanilin

Çikolata Sosu için;

  • 21 gram kakao (3 yemek kaşığı)
  • 50 gram (6 yemek kaşığı) toz fıstık
  • 60 ml akçaağaç şurubu
  • 1 yemek kaşığı su
  • 2 yemek kaşığı bitkisel yağ(hindistan cevizi yağı gibi)

Yapılışı;

-Fırınınızı 200 derecede ısıtmaya başlayın ve kare yada dikdörtgen bir kek kalıbınızı yağlayıp yağlı kağıt serin. Kenara koyun

-Tüm kuru malzemeleri derin bir kaba koyun ve hiç topak kalmayıncaya kadar çırpma teliyle karıştırın.

-Önce mutfak robotunuzda haşlanmış nohutunuzu yada bezelyenizi kusursuz olana kadar çekin. Robotunuz tek seferde almazsa haznesine üç parça halinde çekebilirsiniz.

-Çektiğiniz nohutunuzun içerisine diğer kuru bileşenleride ekleyip tamamen karışana kadar robotunuzda çekin.

-Sıvı karışımı kuru karışım ile birleştirin ve bir spatula yardımıyla sadece karışana kadar karıştırın. Eğer karışım çok kalın olursa başlangıç olarak bir yemek kaşı kadarıyla hindistancevizi sütü ile inceltin. Gerekirse biraz daha kontrollü şekilde ekleyebilirsiniz. Çok sıvıysa karışımda hindistancevizi unu ekleyin.

-Karışımı önceden hazırladığınız kaba dökün ve üzerini düzleyin. Önceden ısıttığınız fırında 40-50 dakika pişirin. Bu aşama önemli. Eğer çok pişirirseniz kek yapmış oluruz. Biz içi ıslak dokuya sahip brownie yapmak istiyoruz. Fırınınızı en iyi siz tanıdığınız dikkatli olmalısınız. 30. dakikada bir kürdan ile kontrol edin. Kürdan yapışkan olabilir ama ıslak olmamalı. Ben 40. dakikada fırından çıkarıp ılımaya bıraktım. Bu sırada üzerinde ki sosu hazırlayacağız.

Çikolata Sosunu Yapmak İçin;

-Tüm malzemeleri bir kaba koyun ve çırpma teli ile krema haline gelene kadar çırpın. Ve ılıyan brownie ninn üzerine sürün. Tavsiyem bir gece buzdolabında üstü streç filmle kapalı beklettikten sonra tadına bakmanız.

Afiyet Olsun!

Eğer bu tarifi sizin için yapmamı isterseniz bunu mutlulukla yapacağıma emin. olun:) Bunun için bu satıra tıklayabilirsiniz.♡

 

Evet! Yeni yıl yaklaşırken yapılacaklar listemden bir tarif daha yapmanın gururunu yaşıyorum 🙂

Tadını anlatmak için ben bir tabir bulamıyorum açıkçası, ama şunu söyleyebilirim ki içlerine eklediğim mistik baharatlar beni çocukluğuma götürdü…

Rafine şeker yok, katkı maddesi yok, üstelik vegan.

Tatlı krizleri yaşadığımızda bu sağlıklı trufflesları yememek için hiçbir sebep göremiyorum 🙂

Yılbaşı arifesinde de sevdiklerinize bu ev yapımı çikolatalardan hediye etme fikri aklınızdan hiç çıkmayacak 🙂

Aşağıda vereceğim adımlara dikkat ederseniz mutfağınızdan bir şef gururuyla çıkacağınızın garantisini ben veriyorum 🙂

O zaman show must go on:)

*Trufflesları yaparken muhakkak yağlı bir hindistancevizi sütü kullanmalısınız. Paketlerin arkasındaki değerleri kontrol edin. Eğer bulmaktan zorlanırsanız aktardan yağlı hindistancevizi rendesi alıp kendi sütünüzü yapabilirsiniz. Taif için bana yazabilirsiniz.

**Turfflesların iç dolgusunu hazırladıktan sonra muhakkak 1 gün dolapta bekletmeniz gerekli.

***Alacağınız parçaları mutfak tartısı kullanıyorsanız tartarak yuvarlamanızı öneririm. ben 40 gramlık büyüklükte yaptım ve bir tanesini iki kişi yememi gerekti 🙂 16-18 gramın uygun olacağını düşünüyorum.

****İç dolguları yaparken dikkat edeceğimiz diğer önemli kısmı hazırlaması. Buzdolabından çıkardığımız dolgu malzemesi avucumuzda çalışırken yumuşayacak hatta dağılmaya eğilimli olacaktır. Bu yüzden sık sık kalan malzemeyi buzdolabında bekletip tekrar üzerinde çalışmamız gerekebilir.

*****Çikolata yapımında ise; eğer hafif sütlü olsun istiyorsanız hindistancevizi sütü kullanacağız. Ama bu sefer kesinlikle yağ oranı en az olanı tercih etmelisiniz. Aksi taktirde çikolatanız çabuk kalınlaşır ve donduğunda dokusu yumaşak olacaktır.

*******Kakaonuzu ve kullanıyorsanız kakao yağınızı ne kadar iyi bir marka olursa, o ölçüde lezzetli çikolatalarınızın olacağını unutmayın.

Malzemeler Çikolata İçin;

  • .2 yemek kaşığı kakao (ben cacao barry kullandım)
  • .4 yemek kaşığı akçaağaç şurubu (yada farklı bir tatlandırıcı)
  • .1/6 çay kaşığı tuz
  • .2 yemek kaşığı hindistancevizi sütü yağsız
  • .1+1/2 yemek kaşığı kaju ezmesi
  • .1 yemek kaşığı fındık ezmesi yada hindistancevizi ezmesi
  • .1/2 cup (120 gr) kakao yağı (erimiş hindistancevizi yağıda kullanbilirsiniz fakat lezzeti aynı olmayabilir)

 

Yapılışı;

– Su dolu bir kabın üzerine ısıya dayanıklı bir kase oturtun. Kabın altını orta düşük ısıda açın.Kakao yağını, yada hindistancevizi yağını, kasenin içinde eritelim.

-Önce kaju ezmesini içinde bir çırpma teliyle çırpalım.

-Daha sonra kalan malzemeleri de ekleyip hızlı bir şekilde çırpma teliyle karıştıralım ve kabı ocaktan alalım.

-Karışımı silikon çikolata kaplarınıza eşit paylaştıralım ve donana kadar buzdolabında bekletelim ve işte efsane çikolatalarımız hazır 🙂

Şimdi Truffleslara geçebiliriz.

 

Malzemeler Truffles İçin;

  • .450 gr vegan çikolata (İsterseniz Callebaut’un bitter çikolatasını da kullanabilirsiniz. Ama unutmayın o çikolata da eser miktarda da olsa şeker bulunmakta.
  • .150 ml yağlı hindistancevizi sütü
  • .1/2 çay kaşığı tarçın
  • .1/2 çay kaşığı toz zencefil
  • .1/4 çay kaşığı muskat rendesi
  • .1/8 çay kaşığı karanfil tozu (karanfili havanda ezdim)
  • .Bir tutam tuz
  • .1 tatlı kaşığı vanilya özütü
  • .30 ml akçaağaç şurubu (yada başka bir tatlandırıcı)
  • .Eğer süslemek için kullanmak isterseniz portakal kabuğunun (beyaz iç kısımlarını almamaya çalışarak) küçük parçalar haline getirilmiş hali. (isteğe bağlı)
  • .İçine kullanmak isterseniz şekersiz reçel, fındık. (isteğe bağlı)

Yapılışı:

-Öncelikle Tepsiye yağlı kâğıt serip kenara ayıralım.

-Çikolataların 250 gramını ayıralım. Kalan kısmını en son kaplama için kullanacağız.

-Benmari usulü ısıya dayanıklı bir kasede hindistancevizi sütünü eritelim. Eriyen sütün içine üç partide çikolatalarımızı eritelim. Çırpma teliyle pürüzsüz olana kadar çalışalım.

-Baharat, tuz, vanilya özü ve akçaağaç şurubunu ekleyip karıştıralım.

-Karışım oda sıcaklığına gelince üzerini streçleyip buzdolabında bir gece bekletelim.

-Karışımı buzdolabından çıkarmadan önce kullanıyorsanız portakal çubuklarını ve içerine koyacağınız fındıkları ayarlayın.

-Yapacağınız trufflesları mutfak tartısında tartarak (16-18 gram uygun olacaktır) parçalar halinde avucumuza alalım. Mutfak tartınız yoksa göz kararı yapabilirsiniz.

-Avucunuzun içinde aldığımız parçayı düzleştirip kullanıyorsanız malzemeleri koyup kapatalım. Kullanmıyorsanız avucumuzda yuvarlayıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizelim. Ellerinizin ısısıyla çikolata dolguları eriyecektir. Endişelenmeyin. Parmaklarınızı yiyebilirsiniz bu aşamada 🙂 Ellerinizi soğutmak işimizi kolaylaştıracaktır

-Tüm malzemeler bittiğinde trufflesların sertleşmesi için buzdolabında bir süre bekletelim ve bu sırada kaplama için kalan çikolatalarımızı eritme aşamasına geçebiliriz.

-Ayırdığımız çikolataları benmari usulü ısıya dayanıklı derin bir kapta eritelim ve buzdolabında sabitlenen truffleslarımızı iki çatal yardımıyla bu karşıma daldıralım. Bu aşamada çok oyalanmamak iyi olacaktır çünkü dolgularımızda ısıyı görünce dayanamayacak eriyecektir. O yüzden hızlı olmak işimizi kolaylaştıracaktır.

-Son olarak yağlı kâğıda dizdiğimiz ve çikolataya daldırdığımız trufflesların üzerine kullanıyorsanız portakal kabuklarını yerleştirip tepsimizi buzdolabında bekletelim.

-Sonrası çikolataları nasıl tadacağınıza kalıyor 🙂

Eğer bu tarifi yapacak vaktiniz yoksa, bu satıra tıklarsanız sizin için ben mutlulukla yapabilirim.♡

 

Kahvaltıların, vazgeçilmezi bir tarifle geldim bu sefer. Ev yapımı, misler gibi kokan, rafine şekersiz, katkı maddesiz  Fındık, Kaju ve Badem ezmesi yapmaya ne dersiniz? Gerçi ben her şeye kullanıyorum bu ezmeleri. Kurabiyelere, dolgulu tatlılarımda, salatalarda, çikolatalarda, smoothielerde…

Kaju, fındık ve bademin faydalarını uzun uzun anlatmama gerek olmadığını düşündüm. Protein deposu ve sindirime faydasıyla benim favorimdir bu kuruyemişler. İçerisinde ilave şeker ve katkı maddesi olmadığı için çocuklarınıza da gözü kapalı denetebileceğiniz türden üstelik.

Yapımı oldukça kolay ve zahmetsiz. Sadece birazcık sabır gerekli. aşağıda belirteceğim püf noktalarına uyarsanız enfes kıvamı ve tadı olan kuruyemiş ezmeleriniz olacaktır.

*Öncelikle kuruyemişlerinizi güvendiğiniz bir kuruyemişçiden almanızı tavsiye ederim. Çiğden alacağınız kuruyemişleri evimizde biz kavuracağız.

*Alacağınız miktar tamamen size kalmış. Ben 1 cup (240 gr) kullandım. Fotoğraflardaki ezmelerin hepsi 1 cup malzemenin sonucu.

*Kuruyemişleri muhakkak fırında ön pişirme yapmamız gerekli. Aslında bu bir zorunluluk. Aksi halde mutfak robotunuzda çekme işlemi sonsuza kadar sürecektir. Eğer çiğden yapmak istiyorsanız da 40 santigrat derecede biraz harmanlayıp ısınmasını sağlayın. Ben kavrulmuş tadını çok sevdiğim için uzun bıraktım fırında. Badem ezmesinin rengi o yüzden koyu oldu. Fındığı ise iki kez kavurdum. Aşağıda eklediğim fotoğraflardan iki aşamayı da görebilirsiniz.

*Yukarıda ki sonkavrulmadan sonra.

*Kaju ısıya karşı diğerlerine göre daha hassastır. O yüzden ilk kavrulan kaju olacaktır. Ve robotton çekmeden önce dikkatli olun. Eğer çok sıcaksa malzemeler, mutfak robotunuzu erken ısıtacak ve motorunuzun yanmasına sebep olacaktır. Ilık çekilen ürünler, tuzunda etkisiyle erkenden yağını salacak ve kıvamına çabuk ulaşacaksınız.

*Hazır olan ezmelerinizi 2 haftaya kadar ağzı kapalı bir kavanozda buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.

*Son olarak kuvvetli bir mutfak robotu kullanmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ben Tefalin çift bıçaklı rondosunu kullandım. 500 watt olmasına rağmen son aşamalarda çok fazla ısındığı için başka bir rondo ile devam etmek zorunda kaldım.

Yukarıda ki aşamalara dikkat ettiğiniz sürecek sorun yaşayacağınızı hiç düşünmüyorum. Her şey tamamsa haydi başlayalım…

Malzemeler;

  • .1 cup çiğ kaju
  • .1 cup çiğ badem
  • . cup çiğ fındık
  • . Bir tutam tuz
  • .Akçaağaç şurubu (her çekim için 1.5 yemek kaşığı -20 ml- kadar)
  • .Badem yada fındık yağı (isteğe bağlı)

Yapılışı;

-Fırınınızı öncene 170 derecede ısıtmaya başlayalım.

-İki ayrı tepsiye yağlı kağıt serip kuruyemişleri tepsiye yayalım. Malzemelerin üst üste gelmediğinde de emin olalım.

-Isınan fırında kontrollü bir şekilde kavrulmasını sağlayalım. (Yukarıda belirttiğim aşamaları dikkate alalım bu işlemde)

-Bir kaç dakikada bir fırından çıkarıp alt üst yapalım kuruyemişleri. Böylelikle eşit kavrulmuş olacaklardır.

-Kavrulan malzemler ılıyınca Mutfak robotumuzda alıp üzerine tuzu ilave edip çekmeye başlayalım. İlk anda kum gibi olacaklar. Endişelenmeyin devam ettikçe yağlarını salıp kıvam almaya başlayacaklardır.

-Bu aşamada robotumuzu sık sık durdurup dinlendirelim ki makinamız zorlanmadan dolayı hasar almasın.

-Yağını salan ezmemize akçaağaç şurubunuda ekleyip çekmeye devam edelim.

-Eğer kıvamı çok yoğun olursa ve sizde daha kremamsı bir kıvam istiyorsanız 1 tatlı kaşığı fındık yada badem yağı ekleyebilirsiniz.

-Hazır olan ezmelerinizin tadına varabilirsiniz.

Afiyet olsun!

İsterseniz bu ürünü bu satıra tıklayarak sipariş verebilir ve sizin için ben hazırlayabilirim 🙂

 

 

Yine az malzeme çok lezzet sloganı bir tarif getirdi bizlere.. Belkide bizi zorlayacak tek kısmının -hamuru açma- aşaması olacağını düşünüyorum. Tarifte ki gluten yokluğu hamuru sertleştiriyor. İki yağlı kağıt arasında açmak bu işin çözümü. Sonrası çok ama çok kolay.

Son olarak hamurunuzu çok ince açmamaya özen gösterin. Eğer çok ince bir hamurunuz olursa pişme sırasında çabuk pişip yanabilir.

O zaman bu tarif için gerekli olan  malzemelerimiz hazırsa yapalım mı?

Malzemeler;

  • .1 Cup Badem unu
  • .2 yemek kaşığı kakao
  • .2 yemek kaşığı pekmez/akçaağaç şurubu
  • .2 yemek kaşığı sıvı zeytinyağ
  • .Bir tutam tuz/isteğe bağlı

Kaplama İçin;

  • .1 cup vegan çikolata
  • .2 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı

Yapılışı;

-Fırınınızı 170 derecede çalıştırın.

-Tüm malzemeleri Derin bir kapta karıştıralım. Sert, kum gibi bir karışım olabilir. Endişelenmeyin.

-Streç filme alıp elinizle toplamaya çalışalım ve 20-30 dakika buzdolabında dinlendirelim.

-Dinlenen hamurunuzu iki yağlı kağıt arasında merdaneyle açalım. Hamur sert olacağı için biraz zor olacaktır ama merdanenizle önce ezin hamuru. Daha kolay olacaktır.

-Açtığınız hamuru istediğiniz kurabiye kalıbıyla kesebilirsiniz. Ve daha önceden yağlı kağıtla kapladığınız tepsiye dizelim.

-Kontrollü olarak 8-10 dakika pişirelim.

-Bu sırada benmari* usulü çikolatamızı ve hindistan cevizi yağımızı aynı kasede eritelim.

-Ilıyan kurabiyelerimizi eriyen çikolataların içine daldıralım ve bir çatal yardımıyla alalım içerisinden. Fazla çikolatasını süzdürdükten sonra tekrar yağlı kağıdın üzerine tekrar dizelim.

-son olarak en az 1 saat buzdolabında beklettikten sonra tadına varabilirsiniz.

Afiyet olsun!

*Ben; içinde su olan kettle’ın üzerine bir kase oturtuyorum. İçine eriteceğim çikolata ve h. cevizi yağını ekliyorum. Kettledaki su kaynayınca makinayı kapatıp içindeki buharla kasedeki çikolatayı eritiyorum.

 

BU ÜRÜNÜ SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ!

Bu toplar hem çok lezzetli hemde çok ama çok pratik. Eğer vegan değilseniz siz tereyağ kullanabilirsiniz. Ama eğer vegansanız  sizinle daha önce paylaştığım tarifi kullanabilirsiniz.

Bu tarif için fırını çalıştırmak yok. O yüzden, bir akşam tatlı kriziniz tutarsa ve evinizde de bu beş malzeme varsa hiç üşenmeyin ve çikolata ile fıstık ezmesinin müthiş birleşiminden kendinizi mahrum bırakmayın derim.

Eğer normal tereyağ kullanmayı düşünüyorsanız ve kullanacağınız fıstık ezmeniz de hafif tuzluysa lütfen tereyağınızın tuzsuz olmasına özen gösterin. Aksi halde tuz oranları tadımızı bastırabilir.

Tarifte ki pudra şekeri oranını isterseniz azaltabilirsiniz.

Fıstık ezmeli toplarımızı yuvarladıktan sonra dolapta bir süre dondurma aşamasını atlamamanızı öneririm. Çünkü çikolataya daldırırken bize kolaylık sağlayacak ve çikolatanın toplar üzerinde pürüzsüz kalmasını sağlayacaktır.

O zaman tarife geçelim mi?

MALZEMELER;

  • . 1 cup fıstık ezmesi (ben ev yapımı kullandım.)
  • .5 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağ 75 gr (ben kendi yaptığım vegan tereyağnı kullandım)
  • .150 gr pudra şekeri
  • .1/2 çay kaşığı vanilya özütü (yada toz vanilya)
  • .1/8 çay kaşığı tuz
  • .1+1/4 cup bitter çikolata (ben vegan çikolata kullandım) 280 gr

 

YAPILIŞI;

-Fırın tepsinize yağlı kağıdınızı serin.

-Büyük bir kasenin içinde tereyağnızı ve fıstık ezmenizi tamamen karışıp pürüzsüz olana kadar el mikserinizle karıştıralım.

-Pudra şekerini, tuzu ve vanilyayı da ekleyip spatula ile devam edelim. Kasenin kenarlarını sıyırarak karışıma dahil edelim.

-Bir yemek kaşığı kadar parçalar alıp elimizle yuvarlayalım. Çok fazla oynamamaya özen gösterelim ki tereyağ kendini bırakmasın.

-Hazırladığımız topları tepsimize dizip 20-30 dakika dolapta bekletelim.

-Bitter çikolatamızı benmari usulü eritelim. Dolapta en az 20 dakika beklemiş toplarımızı bir çatal yardımıyla eriyen çikolatamızın içine daldıralım.

-Tüm toplar çikolataya daldıktan sonra tepsimize tekrar dizip 1 saat dolapta bekletelim.

-Toplarımız hazır 🙂 İsterseniz buzlukta da muhafaza edebilirsiniz.

-Afiyet olsun 🙂

BU ÜRÜNÜ SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ!

Beslenmesine dikkat eden her bireyin yemekten kaçındığı bir çok şey var. Rafine şeker, glikoz şurubu, mısır şurubu, palm yağı.. Bu liste epey uzayıp gidiyor maalesef. Marketlerdeki paketli hemen hemen tüm ürünlerin içindeyse bu kaçındığımız şeylere rastlıyoruz. E o zaman çoğumuzun yıllarca bilerek/bilmeyerek ama, severek yediğimiz onca tatlardan bir anda nasıl vazgeçeceği hep kaygı yaratmadı mı? Açıkçası bana çok yaratmıştı..:)

Ama şuan paylaşacağım tarif o kadar leziz ve bir o kadar da zararsız ki denemek için zamanınızı ayırmaya inanın değecek! Aşamalar ve malzemeler sakın sizi korkutmasın.  Tarifte kullandığım hindistancevizi ezmesini (coconut butter) ben yurt dışında rastladığımda almıştım fakat size evde nasıl yapıldığının tarifini de paylaşacağım bu yazımda.

Hindistan  cevizi kremasını artık marketlerde kolaylıkla bulabilirsiniz. Ama bir ara onunda ev yapımı tarifini paylaşmak isterim. Şeker ilavesiz reçel için ben St. Dalfour markasını kullandım. Migros marketlerde var. Ama siz isterseniz kendi ev yapımı reçelinizi de kullanabilirsiniz. Son olarak vegan çikolata olarakda CalleBaut’un 811 numaralı bitter çikolatasını tercih ediyorum. Hem hayvansal ürünler yok içinde hemde Belçika çikolatasının lezzeti kesinlikle bir başka…

Dikkat etmemiz gereken hususlar ise; krema ve bekletme süresi. Eğer kremamız çok akışkan olursa iki bisküviyi birleştirdiğimizde akacak ve arada ki kremamız boşa gidecektir. O yüzden dondurma aşamasını çok kontrollü yapmanızı öneririm. Gerekirse bisküvilere önce reçeli sürdüğümüzde biraz dolapta bekletip sabitlenmesini sağlayabilirsiniz. Daha sonra sabitlenen reçelin üzerine hazırladığımız kremamızı ekleyip gerekirse bisküvileri birleştirmeden yine bir süre dolapta bekletebilirsiniz. Böylelikle iki bisküvi birleştiğinde arasındaki katmanlar akışkan olmayacağı için akma olmayacaktır.

Ben bisküvilerini pişirirken aldığım kokuya dayanamayıp bir kaç tanesini daha görevleri tamamlanmadan yemiştim bile 🙂

Neden iç malzemem fazla kaldı diye düşünürseniz, kurabiyeleri fırından çıkardığınız zamana dönün ve kendinize nasıl hakim olamadığınızı hatırlayın 🙂

O zaman başlıyoruz 🙂

Not: Vegan Halley tarifimi yaparsanız, Instagram’da @selinin.mutfagi diye etiketlemeyi ve #selininmutfagi hashtagini kullanmayı unutma. Yemek tariflerime bakmak beni çok mutlu edecektir!

*Amerikan ölçüleri kullanıyorum 1 cup 240 gr/ 1/2 cup 120 gr/ 1/3 cup 80 gr/ 1/4 cup 60 gr

MALZEMELER;

  • .1/3 cup* beyaz un / hassasiyetiniz varsa glutensiz unda kullanabilirsiniz
  • . 1/2 cup badem unu
  • .1//4 cup hindistancevizi yağı
  • .3 yemek kaşığı akçaağaç şurubu/agave şurubu
  • .yarım çay kaşığı vanilya özü/toz vanilya
  • .bir tutam tuz

KREMASI (MARSHMALLOW) İÇİN MALZEMELER;

ÇİKOLATA KAPLAMASI İÇİN;

  • .1 cup vegan çikolata
  • .1 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

YAPILIŞI;

-175 derecede fırını ısıtalım.

-Orta büyüklükte bir kapta bisküvi malzemelerini birleştirip yoğuralım. Çok kıvamlı bir hamur olursa kontrollü olarak un ilave edelim. Sert toplanan bir hamurumuz olmalı. Streç filme sarıp 20 dakika dolapta bekletelim.

-Bu sırada kremayı hazırlayalım. tüm malzemeleri bir karıştırıcının içine koyup pürüzsüz olana kadar karıştıralım. Akışkan bir karışım olacak endişelenmeyin. Bir kaba alın ve dondurucuda hafif sertleşene kadar bekletelim. Çok sert olursa bisküvilerimize sürerken zorlanırız. Eğer çok akışkan olursada bisküvilerimizden akacaktır. (yukarıda ki önerilerimi okumanızı tavsiye ederim)

-Dolapta süresi dolayn bisküvi hamurumuzu iki yağlı kağıt arasında fotoğraflarda ki kalınlıkta açalım. Burda hamurumuz sert olacağı için zorlanabilirsiniz. Merdanenizi hamurun üzerine bastırarak “artı” şeklinde ezin ve sonra yavaşca ileri geri hareketlerle açabilirsiniz. Bu işlemi muhakkak yağlı kağıt arasında yapmalısınız. tüm hamur bitene kadar yuvarlak kurabiye kalıbınızla (ben kalplide kullandım) parçalar çıkartalım. Benim hamurumdan 28 tane çıktı.

-Bisküvilerinizi hafif renk alana kadar 12-15 dakika arasında pişirelim (fırınınızı en iyi siz tanıyorsunuz. belki daha erken sürpriz yapabilir fırınınız. bu yüzden gözünüz üzerinde olsun :))

-Fırından çıkan kurabiyeleriniz ılıdığında önce iç kısımların yukarıdaki görsedeki gibi reçelimizi sürelim. Eğer gözünüze kıvamı iyi göründüyse arkasından dondurucuda beklettiğimiz kremamızı bir çay kaşığı kadar reçelli bisküvilerin sadece bir taraflarına kremamızı bırakalım. (28 tane bisküvinin 14 tanesinin ortasına süreceğiz)

-Diğer bisküvileri üzerlerine kapatıp hafiçe bastıralım. Ve buzdolabında çikolatalarımız eriyene kadar bekletelim.

-Benmari usulü çikolatalarımızı eritelim ve içine yağımızıda ekleyip karıştıralım.

-Eriyen çikolatamızın içinde dolaptaki bisküvilerimizi batırıp çatal yardımıyla yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize alalım ve işlem sonunda tepsimizi buzdolabında soğumaya bırakalım.

-Çikolata sabitlenince servis yapabilirsiniz. İsterseniz dolaba kaldırmadan önce üzerine hindistancevizi rendesi serpebilirsiniz.

Afiyet olsun 🙂

**2 cup hindistan cevizi rendesini(bildiğimiz baharat olan hindistan cevizi. Güvendiğiniz aktarlardan almanızı öneririm.) güçlü bir robotunuzun içine alalım ve çalıştıralım. Önce etrafa sıçrayacaktır. Sıyırıp tekrar hazeneye toplayın ve 10-15 dakika arasında çekmeye devam edelim. Hindistancevizi yağını salıp krema haline gelene kadar devam edelim işleme. Sürenin sonunda kremanız hazır. Dolapta uzun süre beklediğinde katılaşacaktır. Çok katılaşırsa muhafaza ettiğiniz kavanozu bir süre sıcak suda bekletebilirsiniz.

 

BU ÜRÜNÜ SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ!

Soslu Makarnalar, efendime söyleyeyim salata sosları benim en ama en sevdiğim yiyeceklerdir. Hele ki şöyle güzel akışkan makarna sosları. Üff..:) Vegan Beslenmenin detaylarını araştırdıkça hep karşıma aynı şey çıktı. “Kaju”! Bilenler çok iyi biliyordur zaten onun hünerlerini, benim mesajım yeni vegan beslenmeyi öğrenmeye çalışanlarda 🙂 alış veriş listenize bol bol çiğ kaju ekleyeceksiniz.

 

 

 

 

 

Bir gece önceden kajuyu ıslatmanız yeterli olacaktır. Eğer ıslatmayı unuttuysanız tarife başlamadan önce kaynamış suyun içinde en az yarım saat, tercihen bir saat, bekletmeniz. Böylelikle kajunuz çabuk parçalanacak ve kremamsı olacaktır.

Son olarakta kajuyu blenderda çekmek oldukça emek ister. Sık sık makinayı durdurup kenarlarını sıyırıp karışıma eklemek gerekir. Blenderınız ne kadar güçlüyse o kadar güzel ve hızlı sonuç alacaksınız. Lezzetli bir makarna yapmaya hazır mısınız?

 

 

 

Malzemeler:

  • . 1 Orta Boy Kuru soğan
  • . 1 adet domates
  • .Bir kaç diş sarımsak
  • .1 Tane kırmız kapya biber.
  • .1/2 paket barilla pipette
  • .1 cup çiğ kaju (240 gr)
  • .2 yemek kaşığı zeytinyağ + 1 yemek kaşığı sebzelerin üzerine
  • .yarım limon
  • .Tuz
  • .Karabiber
  • .Acı pul biber
  • .fesleğen

Yapılışı;

-Öncelikle fırınınızı 180° alt üst fanlı çalıştıralım.

-Fırın tepsisine yağlı kağıdı serelim. Üzerine dörde böldüğümüz soğanları, sarımsakları, doğradığımız biberleri dizelim.

-Üzerlerine tuz, karabiber, kırmızı biberi ve zeytinyağını gezdirip önceden ısıttığımız fırına verelim.

-Sebzeler yumuşayana kadar, benimkiler 30 dakika sürdü, pişirelim. Burda dikkat etmemiz gereken nokta eğer çok pişirirseniz özellikle biber ve soğanlar kuruyabilir.

-Pişen sebzeleri fırından çıkarıp ılımaya bırakalım.

-Bu sırada makarnamızı haşlayalım. Makarnamız piştikten sonra güzelce nişastasını suya salmış makarna suyundan 1/2 cup (120 ml) ayıralım.

-Blenderınıza önce önceden ıslattığınız kajuyu, sonra fırında pişirdiğiniz hala ılık olan sebzeleri,  (domateslerin kabuklarını soyabilirsiniz piştikten sonra), makarna suyunu, limon suyunu, zeytinyağnı ve baharatları ekleyip kıvam alıncaya kadar çekelim.

-Eğer sulu bir sos istemiyorsanız makarna suyunu kontrollü şekilde koymanızı öneririm.

-Pürüzsüz bir kıvam alan sosunuzu makarnanızla karıştırabilirsiniz.

-Üzerine isterseniz yeşil soğanla, isterseniz keten tohumu ile süsleyip servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.

Şimdi kimler yulaf sever desem, bence sevenler ve sevmeyenler olarak ikiye bölünürüz. Eğer sevmeyenlerdenseniz bence bu tarif size yulafı çok sevdirecek. Ben bu tarifi denediğimde şeftali zamanıydı ve çok yakıştı. Sizde mevsimine göre meyveler kullanabilirsiniz. İncir, elma, kırmızı meyveler gibi.

İsterseniz spordan sonra deneyin isterseniz bir öğün yerine, özellikle kahvaltı için. Hem doyurucu, hem protein kaynağı.

Fırında pişerken ki kokuyu mu anlatsam, sıcakken damakta bıraktığı lezzeti mi… yulaf sütle birleşince ve üstüne birde fırına girince kıvamlaşıyor. Eğer bu kıvam hoşunuza gitmiyorsa kullandığınız sütünüzü ılıtıp yulafınıza ekleyebilirsiniz.

Tüm malzemelerin kolay bulunur olmasıyla başlıyorum ve tarife geçiyorum 🙂

 

 

 

 

 

Malzemeler

  • .1/2 cup yulaf  ezmesi(120 gr)
  • .420 ml badem sütü
  • .2 adet olgun muz püre haline getirilmiş
  • .1 çay kaşığı vanilya özü (isteğe bağlı)
  • .1 tatlı kaşığı tarçın
  • .1 çay kaşığı zencefil
  • .1 tatlı kaşığı badem yağı yada zeytin yağı
  • .1 adet şeftali

Üzeri için

  • .kıyılmış çiğ badem
  • .1 çay kaşığı toz tarçın

 

Yapılışı

-Fırını 180° dereceye ayarlayalım.

-Yulaf ezmesini, badem sütünü, püre haline gelmiş muzu, vanilya özünü, tarçını, zencefil tozunu büyük bir kasede tamamen karşına kadar karıştıralım.

-24 cm ısıya dayanaklı bir fırın kabını zeytinyağı ile yağlayın

-Hazırladığınız karışımı kabın içine dökün ve bir spatula ile eşit bir şekilde yayın.

-Şeftalinin kabuğunu soyun ve eşit dilimler halinde dilimleyin. (hangi meyveyi kullanıyorsunuz ona bu işlemi uygulayın)

-Kestiğiniz meyveleri karışımın üzerine dizin ve karışımın içine girmesi için hafifçe bastırın.

-Karışımı fırına verin ve sütünü çekene kadar 15-20 dakika pişirin.

-Üzerine bademleri ekleyin ve süzgeç yardımı ile tarçını serpin.

-Sıcak tadına bakın.

Afiyet olsun.

 

Tarif sevgili Ece Zaimden uyarlanmıştır.

Sanırım bu hayatta en sevdiğim yemek pizza.. şöyle bol malzemeli, incecik hamurlu. Tadına lezzet katan güzel bir sosuda varsa değmeyin bana :). Henüz ekmek ve pizza hamurlarında glütensiz una hükmetmeyi öğrenemesem de benden daha tecrübeli sizler bu hamuru glütensiz bir unla deneyebilirsiniz.

Bu pizzanın en sabır isteyen yanı mayalanma süresi. Mayalanma sürelerine birebir uyarsanız yemelere doyamayacağınız bir pizza hamurunuz olacak.

Öyle bir sos denedim ki bu pizzada, isterseniz makarnalarınızda kullanın isterseniz sabah kahvaltısında kızarmış ekmeğinizin üzerine.. onu size bırakıyorum 🙂

Bu tarifte birde karamalize soğan yapacağız ki pişmiş soğan yemeyen benim bile gözümü döndürdü. 🙂

Güzel bir haftasonunda öğleden sonranızı  renklendirmeye hazır mısınız?

Hamur için Malzemeler;

.2,5 tatlı kaşığı kuru maya

.320 ml sıcak su (kaynar değil)

.450 gr un

.30 ml zeytinyağı

.1 tatlı kaşığı tuz

.15 gr şeker

Rokalı Sos İçin;

  • .1/4 cup ceviz içi
  • .yarım demet roka + yarım demet fesleğen
  • .1 diş sarımsak kıyılmış
  • .6 yemek kaşığı zeytinyağı
  • .1 limon suyu (damak zevkinize göre azaltabilirsiniz)
  • .tuz
  • .karabiber
  • .1 tatlı kaşığı besin mayası (isteğe bağlı)

Karamelize Soğan İçin;

  • .2 orta boy kırmızı soğan
  • .1çay kaşığı toz şeker
  • .bir yemek kaışı bazamik sirke
  • .2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • .bir tutam tuz
  • .1 tatlı kaşığı su

 

Hamurun Yapılışı;

Maya, su ve şekeri büyük bir kapta karıştırım. 10 dakika biraz köpürene kadar bekleyelim. Un, tuz ve zeytinyağınıda kaba ekleyip varsa makinenizin kanca ucuyla hamur haline gelene kadar düşük devirde karıştıralım. Eğer makineniz yoksa elinizle yoğurabilirsiniz. Makineyle yoğuranlar için hamur bir araya gelince hızlı devirde 7-8 dakika çalıştıralım. Elle yoğruyorsanız 10 dakika boyunca yoğurmaya devam edelim. Yumuşak çalışması çok kolay bir hamur olacak. Büyük bir kabı zeytiyağlayığ hamuru içine koyalım. Üzerini streç filmle sarıp sıcak bir yerde (ben önceden ısınmış fırında yaptım) toplamda 1.5 saat mayalandırın. Hamur mayalanırken sos ve soğanları hazırlayalım.

 

Roka Sos Yapımı;

1.cevizleri yapışmaz bir tavada düşük ateşte kokusu gelene kadar kavuralım.

2.kuvvetli bir rondoda roka, fesleğen, ceviz, kullanıyorsanız besin mayasını ve kıyılmış sarımsağı 10-15 saniye aralıkla bir kaç defa çekelim. Tamamen parçalanan karışıma zeytinyağını, tuz, karabiber ve limon suyunu ekleyip kıvam alana kadar çekelim.

İşte enfes sosunuz hazır. Bir kenarda bekletelim..

 

Karamelize Soğan Yapımı;

 

  1. Baştan söylemek istiyorum ki bu soğan bağımlılık yapacak. Dikkat edilmesi gereken en önemli konu en küçük ocakta ve en düşük ısıda yapılacağı. Eğer acele ederseniz maalesef istenilen sonucu alamayız.
  2. Kırmızı soğanları çok ne çok ince (çok ince olursa fırında kuruyacaktır) nede çok kalın (çok kalın olursa soğanların ölmesi uzun sürecektir) doğrayalım.
  3. soğanların miktarına göre zeytinyağında düşük ısıda soğanların rengi kahvrengi olana kadar kavuralım. Sabırlı olun 30 dakika sürebilir.
  4. Soğanlar tamamen renk değiştirdiğinde şekeri, tuz ve balzemik sirkesini ekleyip kavurmaya devam edelim.
  5. tüm karışım tamamen harmanlanınca 1 tatlı kaşığı suyu ekleyip su buharlaşır buharlaşmaz soğanları ocaktan alın.

İşte soğanlarımız hazır. O zaman pizza yapmaya…

Pizza Yapımı;

  1. iki katına ulaşan hamurun elinizle havasını alın ve birazda yoğurun. Hamuru 3 eşit parçaya bölün. Üzerine nemli bez örtüp 15 dakika daha mayalandırın.
  2. bu arada fırınınızı 220derece fanlı ayarlayın.

3.hafif unlanmış tezgahta tercihe göre (ben ince hamuru çok seviyorum) kalınlıkta bir merdane yardımıyla daire şeklinde açın.

  1. açtığınız hamuru önce zeytinyağ ile yağlayın. Sonra sosunuzu bir kaşık yardımıyla hamurun üzerine yayın. (diğer iki hamurunuza yetecek kısmını ayırmayı unutmayın.)
  2. isteğe bağlı malzemelerinizi dizin. Ben önceden kavurduğum kabak ve mantar, kırmızı biber ve yeşil zeytin kullandım. En son üzerine karamelize soğanlarımı ekleyip fırında kenarları kızarana kadar 10-12 dakika pişirin.

İşte efsane pizzanız hazır.

Afiyet olsun 🙂

Not: Eğer bu pizzayı pişirirseniz beni instagramda @selininmutfagi olarak etiketlemeyi ve #selinmutfagi hasgtagini kullanmayı unutmayın! Tarifleri görmek beni sevindirecektir.